Dersteydim, telefon çaldı, lise ve üniversiteden bir arkadaşım arıyordu. Meşgule mi alsam diye düşündüm bir an zira dersteydim. Ama araması için ilginç bir zamandı, önemli galiba deyip açtım. Arkadaş BEN DE DERSTEYİM deyince iyice şaşırdım. Derste niye telefon açsın ki? Demek ki çok önemli bir şey oldu!
Evet çok önemli bir şey olmuş, onu müjdelemek için aramış arkadaşım. "Başörtüsü yasağı kalktı" dedi. Seninle paylaşmak istedim. Sevinçler paylaşıldıkça çoğalır hesabı...
Sevindim elbet ama buruk olanından... Biz kaynadık arada dedim yine elimde olmadan. Benzer duyguları hissetmiştim KATSAYI PROBLEMİNİN ÇÖZÜLDÜĞÜNÜ DUYUNCA da. Dagha önce şöyle yazmıştım:
"Bu sabah radyoda duydum, katsayı sorunu kalkmış…….. “ÇOK ŞÜKÜR” dedim ilk duyduğumda, binlerce şükür.. Ama doyasıya sevinemedim. BURUK SEVİNÇ denilen bu olsa gerek… Bunu da bu gün öğrendim yaşayarak….
ÇOK GEÇ KALMIŞ BİR HABER bu benim için… Hem de çok!
( Lise arkadaşım Zülfiye ile ( ve diğerleriyle) çok bekledik bu haberi... Keşke şimdi onu arayıp müjdeyi versem... Ama ne değişir ki??? İkimizde üniversiteyi bitirdik, iş güç sahibi olduk, evlendik, çoluk çocuğa karıştık... Diyorum ya GEÇ KALMIŞ HABER diye...)
Ben lisede 3 sene boyunca bekledim bu haberi ama olmadı işte…
Tamam bunlar kaderdir, razıyızdır da…. Bunlar aynı zamanda ZULÜMdür, ADALETSİZLİKtir, KUL HAKKI YEMEKtir, insanların HAYATLARIYLA OYNAMAKtır!"
Yine de... Bu günleri gösteren Allah'a hamd olsun... Dünya hayatı kendisine yetersiz gelen, ahirete talip olanlara da selam olsun...
Hayatı anlayarak yaşamaya çalıştığım bu dünyada, bir nevi yazarak olayları daha iyi anlamlandırma yeri burası benim için.Düşündüklerim, kendimce tespitlerim, olumlu ve olumsuz olarak etkilendiğim hadiseler...
28 Şubat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Şubat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Eylül 2013 Pazartesi
13 Eylül 2012 Perşembe
Gözün Aydın Türkiye!
Yeni eğitim öğretim süreci bol tartışmalı birazca karışık olarak başlamak üzere. 4+4+4'ten bahsediyorum. Hükümetin bu konuda bazı eksikleri olmakla beraber genel anlamda güzel şeyler oluyor.
Beni çoook sevindiren hadise ise "İmam-Hatip Ortaokul"larının açılması! Sevincimi anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır, o kadar yani!!!
Kendim de ortaokulu İmam-Hatip'te okuma bahtiyarlığını yaşamış biriyim. İstiyorum ki tüm çocuklarımız bu güzelliği tatsın! Orta 3'e kadar herşey mükemmel, dört dörtlük, süper ötesiydi. Sonrasıda ise 28 Şubat'ın kara bulutları çöktü üstümüze... ( daha önce yazmıştım bu konuda)
Öğretmen kadroları sürgünlere gönderildi, başörtüsü zulmü başladı, katsayı engeliyle İHL etkisiz hale getirildi... ( bu konuda da yazmıştım)
Ve ben tüm bunlara rağmen lisede de İHL'ye devam ettim.
Onun için lise yıllarımda çok da güzel anılarım yok. Sadece çok kuvvetli bağlarım olan arkadaşlarım var o yıllardan hatıra.
Yazılı savunmalar, kınama- uzaklaştırma cezaları, peruklar, alınmadığımız milli güvenlik dersleri... Hocalar tarafından sınıftan atılmalar, sürekli bir psikolojik baskı... İşte bu şartlarda hazırlandık biz ÖSS'ye... Hem de katsayı engeliyle beraber...
Bu günümüze şükür yine de . Çok şeyler öğrendik, erken olgunlaştık bu sayede...
İşte şimdi bu günleri gördüm ya! İHL ortaokullar açıldı ya, katsayı engeli kalktı ya... Çok şükür Rabbime! Kıymetini bilelim, bol bol şükredelin inşallah!
Haydi o zaman tempo tutuyoruz, Mehmet Emin Ay hocadan hepimize gelsin:
Milletimin hizmetinde yaya değil atlıyım
Farklıyım ben cahillerden hemde çift kanatlıyım
Ayıramam dünyayı ukbadan bir lahza ben
Bu birlik ruhu ile ben Rabbim'den beraatlıyım
Hamza gibi ,Ömer gibi, Ali gibi diriyim
Geliyorum sevinin ben ben imam-hatipliyim...
Beni çoook sevindiren hadise ise "İmam-Hatip Ortaokul"larının açılması! Sevincimi anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır, o kadar yani!!!
Kendim de ortaokulu İmam-Hatip'te okuma bahtiyarlığını yaşamış biriyim. İstiyorum ki tüm çocuklarımız bu güzelliği tatsın! Orta 3'e kadar herşey mükemmel, dört dörtlük, süper ötesiydi. Sonrasıda ise 28 Şubat'ın kara bulutları çöktü üstümüze... ( daha önce yazmıştım bu konuda)
Öğretmen kadroları sürgünlere gönderildi, başörtüsü zulmü başladı, katsayı engeliyle İHL etkisiz hale getirildi... ( bu konuda da yazmıştım)
Ve ben tüm bunlara rağmen lisede de İHL'ye devam ettim.
Onun için lise yıllarımda çok da güzel anılarım yok. Sadece çok kuvvetli bağlarım olan arkadaşlarım var o yıllardan hatıra.
Yazılı savunmalar, kınama- uzaklaştırma cezaları, peruklar, alınmadığımız milli güvenlik dersleri... Hocalar tarafından sınıftan atılmalar, sürekli bir psikolojik baskı... İşte bu şartlarda hazırlandık biz ÖSS'ye... Hem de katsayı engeliyle beraber...
Bu günümüze şükür yine de . Çok şeyler öğrendik, erken olgunlaştık bu sayede...
İşte şimdi bu günleri gördüm ya! İHL ortaokullar açıldı ya, katsayı engeli kalktı ya... Çok şükür Rabbime! Kıymetini bilelim, bol bol şükredelin inşallah!
Haydi o zaman tempo tutuyoruz, Mehmet Emin Ay hocadan hepimize gelsin:
Milletimin hizmetinde yaya değil atlıyım
Farklıyım ben cahillerden hemde çift kanatlıyım
Ayıramam dünyayı ukbadan bir lahza ben
Bu birlik ruhu ile ben Rabbim'den beraatlıyım
Hamza gibi ,Ömer gibi, Ali gibi diriyim
Geliyorum sevinin ben ben imam-hatipliyim...
27 Şubat 2012 Pazartesi
Yine Bir 28 Şubat
15 yıl geçmiş malum 28 Şubattan sonra... TRT'de askeriyeden eşleri başörtülü olduğu için, namaz kıldıkları için atılan ve pazarcılık yapanların haberinin açıkça verildiğini izledim ya; Birand'ın belgeseli de malum... Gözüm açık gitmez artık... Yetmez ama...
Katsayı zulmü, kesintisiz eğitim baskısı, Kur'an kurslarında yaş sınırı ayıbı gibi 28 Şubat'taki OHAL'de ülkemizin üzerine çöken kara bulutlardan temizleniyoruz yavaş yavaş...
Tabi arada bir NESİL yani BİZ kaynadık... Ortaokuldaydım İmam Hatip'te... Günü gününe yaşıyorduk tüm gelişmeleri... Okul kapısında hergün polisler bekliyordu. Sivil ve resmi... Özel kanal kameramanları fink atıyordu haber yapmak için............ Söylenecek söz çok da benim söylemeye mecalim yok.Daha önce de bir kaç kelam etmiştim konuyla alakalı BURADA.
Biz de Mehmet Akif Üstad gibi dua edelim: " Rabbim bu ülkeye bir daha 28 Şubatvari olaylar yaşatmasın!" AMİN
1 Aralık 2011 Perşembe
Geç Kalmış Bir Haber
Ben ortaokuldaydım 28 Şubat olduğunda. Puan kırılacağını bile bile ailemin desteğiyle ve başörtüsünü açmama adına lisede de İmam Hatip’e devam eden ÇOK AZ KİŞİ arasındaydım…
Lise 1 de başladım ÖSS’ye çalışmaya. Bizim zamanımızda ÖSS vardı… İlkokuldayken biliyordum ÜNİVERSİTE okuyacağımı, ama hiç bilemezdim BENİM ÜNİVERSİTE OKUMAMAM için ellerinden gelen her şeyi yapacak kadar kötü insanların var olduğunu. Yaşayarak öğrendim…
Zaten puan kırılıyordu, Türkiye derecesi bile yapsan ALAN DIŞI yani İLAHİYAT dışı bir yere girmen imkansız gibiydi. 0.01 puan bile çok önemliyken bizim 20-30 puanımız kırılıyordu…
Lisedeyken zaman zaman “KATSAYI PROBLEMİ ortadan kalkacakmış” diye bir dedikodu yayılıyordu, hayaller kuruyorduk, o azimle 1-2 hafta iyi ders çalışıyorduk. Nerden geldiği belli olmayan bu sözün aslının astarının olmadığını anlıyorduk bir süre sonra ve yine ÇÖKÜŞ….. İnsanın ne test kitabı göresi geliyordu ne dersaneye gidesi…. Göz göre göre haksızlık yapılan bir yarış için ben niye uğraşıyorum ki?????
Kah öyle kah böyle derken ÖSS’ye girdim, ilk girişimde iyi sayılabilecek bir puanla ALAN İÇİ yerleştim…… Yüksek lisans yaptım, şimdi de doktoradayım…..İşimden çok memnunum, Rabbime binlerce şükürler olsun, maddî ve manevî olarak güzel bir meslek sahibiyim….
Ama……
Hep bir şeyler eksik gibi….. Eğer ben bu okula kendi özgür irademle gelseydim çok daha farklı hissederdim elbette.
Hep bir mecburiyet, hep zorlama, hep bir içe sinmeme durumu…….
Bu sabah radyoda duydum, katsayı sorunu kalkmış…….. “ÇOK ŞÜKÜR” dedim ilk duyduğumda, binlerce şükür.. Ama doyasıya sevinemedim. BURUK SEVİNÇ denilen bu olsa gerek… Bunu da bu gün öğrendim yaşayarak….
ÇOK GEÇ KALMIŞ BİR HABER bu benim için… Hem de çok!
( Lise arkadaşım Zülfiye ile ( ve diğerleriyle) çok bekledik bu haberi... Keşke şimdi onu arayıp müjdeyi versem... Ama ne değişir ki??? İkimizde üniversiteyi bitirdik, iş güç sahibi olduk, evlendik, çoluk çocuğa karıştık... Dyorum ya GEÇ KALMIŞ HABER diye...)
Ben lisede 3 sene boyunca bekledim bu haberi ama olmadı işte…
Hatta bu bekleme lise ile sınırlı kalmadı, üniversite de dahi devam etti… Üniversiteye başladık yine ortalıkta bir söylenti “katsayı sorunu çözülecekmiş”, üniversite okumasına rağmen tekrar sınava girenler mi arasın, amfilerde üniversite hazırlık testleri çözenler mi, benim gibi dersanelere gidip kayıt olmaya kalkanlar mı? Dikkatli okuyun bunları yapanların hepsi ANKARA ÜNİVERSİTESİ öğrencisiydi. Ama içlerine sinmemişti işte okudukları okul bir türlü…
Üniversite 1-2-3 derken baktık bu haberlerin de aslı astarı çıkmadı…
Kısaca, biz bir nesil kaynadık arada…
Elbette bu KADERdir, takdir-i İlâhîdir ve biz RABB’den gelene razıyız. Hayırlısı buymuş deyip teselli ederiz kendimizi. Zaten bu anlayış sayesinde ANARŞİST olmadı İHLliler. Bu kader anlayışı olmasa, bu kadar zorbalığın neticesi anarşizimdir! Ama Allah korkusu bağladı elimizi kolumu. Hiçbir İHL öğrencisi devletine, polisine en ufak bir zararda bulunmadı çok şükür!
Tamam bunlar kaderdir, razıyızdır da…. Bunlar aynı zamanda ZULÜMdür, ADALETSİZLİKtir, KUL HAKKI YEMEKtir, insanların HAYATLARIYLA OYNAMAKtır!
( İHL lerin önünü kesmek adına tüm MESLEK LİSELERİne yapıldı bu zulüm, onlara da yazık oldu, bu ülkenin gençliğine oldu olan...)
İlerde tarih kitaplarına geçecek bunlar, Türkiye’nin anti demokratik ayıpları olarak! 13 yıl boyunca süren bir zulüm….
Bu konuda söyleyecek sözüm, yazacak o kadar çok şeyim var ki… Ama yazmaya takatim yok! Hatırlamak istemiyorum… Ama yazmak da istiyorum. Bu da ilk yazım oldu yıllar sonra. İnşallah yazabilirim psikolojim elverirse…
Arkadaşlarla beraber bir eylemden... Üniversite yılları...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






