tavsiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tavsiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2018 Cuma

Şarkılarla Terapi (+18)


Yıllardır aklımda olan bir konuyu yazmaya başlamanın dayanılmaz hafifliğini ve heyecanını hissediyorum şu an. İnşallah şuan uykuda olan iki oğlum tamamlamama izin verirler yazıyı...

Başlıktan da anlaşılacağı gibi konu gayet net aslında. Özellikle kafam baya bir bozuk olduğunda, dünyaya ve tüm insanlara küstüğümde, kendimce neye rest çektiğimi bilmesem de birşeylere rest çektiğimde vb. kısacası terapiye ihtiyacım olduğunda şarkılar imdadıma koşar.

Bazı belirli şarkılarım vardır. Bir dönem bazılarına kafayı takarım, zaten yeni şarkıları pek bilmem, malum biz mazi olduk artık...

Neyse efendime söyleyim bu yazıyı neden daha önce yazmadığımın bir nedeni de şudur ki, kimseye olumsuz örnek olup, vebale girmek istemem. İnsanın kendisinin bir hata işlemesi başka, bunu ifşa edip normalleştirmesi başkadır. İşte bu hassasiyetim nedeniyle yıllardır yazmadım bu konuda. Öyle çok anormal şarkılar dinlemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Ama yine de içinde bir kelime ifade geçebiliyor yer yer dini ve ahlaki tutumumuza ters olan... O nedenle bu yazı +18'dir benim gözümde. Herkesin "günaaa boynuna" ona göre, başta anlaşalım.

Yani belki de insanlar Kur'an okuyarak, dua ederek terapi oluyordur, onlar da güzel yöntemler. Bilmem anlatabildim mi?

Şimdi Terapi şöyle gerçekleşiyor:
1- Sözleri, müziği vb. seni deşarj edecek şarkıları belirliyorsun
2- Aynı şarkıyı 3-5-10 kez üst üste dinliyorsun
3- Son ses dinliyorsun
4- bağıra bağıra söylüyor ve dahi hoplayıp zıplıyorsun

Evet bu kadar basit.

Şimdi de şarkı önerilerimize geçelim. Dediğim gibi +18 kuralını unutmayalım, herkes kendi sorumluluğunu alsın ona göre.

ESKİLERDEN:
AYNA, Tüm şarkıları (özellikle MAHZEN, FESLEĞEN, DÜNYA, GİTTİĞİN YAĞMURLA GEL, ARTIK HER ŞEY BİTTİ, ANLATMALIYMIŞ MEĞER, EVREŞE YOLLARI)
Nazan Öncel, Dünyayı Kurtaran Adam
Sezen Aksu Ata Demirer, şanıma inanma
Özlem Tekin, Hep Tek başıma
Ata Demirer, Küçük Kurbağa
Mazhar Alanson, Hamak
3 Idiots, zoobi doobi

YENİLERDEN:

Ahmet Enes, Cennet
Emir Şamur; Saçma Sapan
Manuş Baba, Eteği Belinde
Eypio, günah benim suç benim
Gökçe, tuttu fırlattı kalbimi
Adamlar, koca yaşlı şişko dünya

İşte böyle gidiyor liste... Bu arada belirteyim ki, çoğunun klibini bilmem. Sadece dinlerim, +18 için tekrar belirteyim dedim :)
Arada eklerim buraya belki aklıma geldikçe

NOT: Bu terapinin ilimle, bilimle hiç alakası yoktur. Tamamen kendi uydurmasyonumdur. Yine de evde tek başınıza deneyebilirsiniz. Zaten öyle olunca daha bir etkisi artar. Denenmiştir.

22 Kasım 2012 Perşembe

Ne Okudum?

Uzun zamandır yazamayalı okuduklarım da birikti tabi.

Adını yıllardır övgüyle duyduğum, şeytanın bacağını kırıp da okuyamadığım insanlardandı MUSTAFA KUTLU: Şu an sinemada oynayan, benim de izlemek istediğim, UZUN YOL onun bir kitabından uyarlama bu arada.

ARKAKAPAK YAZILARI- MUSTAFA KUTLU


Kapaktaki fotoğraf tarzından, siyah beyaz bir fotoğraf var her hikayeyle beraber. Kah hikayeyi okuyorsunuz, kah fotoya bakıp dalıyorsunuz... Güzel bir tasarım olmuş.

Hikayeler hayatın ta kendisi, insanda güzel duygular uyandıran cinsten. Şiddetle Tavsiye Ederim!

Hep güzel kitaplar okuyamıyoruz tabii. Aslında ben kitap okumada çok seçiciyim. Rastgele herşeyi okumam. Evvela bana bir şeyler katması lazım, maddî ve manevî. Tutup gerilim, fantastik vb. gibi insana zaman kaybından başka hiç
birşey kazandırmayan kitaplarla işim olmaz mesela... Zamanın gerçekten çok değerli!

İşte şimdiki kitap da TAVSİYE ETMEYECEĞİM cinsten. Kitabın sunum yazısın okuyunca bana bir şey katar sanmıştım. Meşhur bir İran yazarı olduğunu okuyunca, Fars edebiyatı hakkında bir şeyler öğretir diye düşünmüştüm. Yani yine iyi niyetle çıkmıştım yola. Yayınevi kaliteli kitaplar basan bir yer (YKY). Çevirmenin adını da bilmeyen yoktur; Behçet Necatigil. İşte bu referanslarla okumaya başladım.

Zaten başlarda ne oluyor pek bir anlam veremedim. Hatta sonuna kadar veremedim :). Zaten o yüzden okudum sonuna kadar, belki anlarım diye :)). Ben İran edebiyatını tanımak adına yola çıktım, yazarın adı SADIK HİDAYET, ama karşıma Allah tanımaz, uyuşturucu ve şarap düşkünü bir yazar çıktı! Hayal kırıklığı oldu benim için.

KÖR BAYKUŞ- SADIK HİDAYET



Pek de anlaşılacak bir şey yok. Zaten kitabın tarzı bu. Ama şunu itiraf etmeliyim ki anlatımı çok iyi insanı sürüklüyor ve merak ettirip okutuyor. Tavsiye etmiyorum niye mi? Saçma sapan örnekler, ilişkiler... Boşa kafamı gereksiz şeylerle doldurdu.

Ama benim kazanımım şu oldu:
Allah'a, dine hayatında yer veremeyen bir insanın ne kadar ruhsal çöküntüye uğradığını, ne denli büyük acılar çekebildiğini, beyninde nasıl fırtınalar koptuğunu gördüm.

25 Eylül 2012 Salı

Ne Okuyorum? "Kayıkhane Durgunu"

Beni tanıyanlar iyi bilir yıllarımı ERHAN GÜLERYÜZ sevdası ile geçirdiğimi :)... Kendisini hale muhabbetle takip etmekteyim. Yıllar önce aldığım kitabı bu akşam geçti elime, hem hüzünlü, hem espirili, özgün şiirler... Hayatın ta kendisi var bu kitapta!

Erhan Güleryüz'ün ikinci şiir kitabı: Kayıkhane Durgunu



Kitabın kapağındaki masum ve şaşkın çocuk da mı kim? Elbette şair, bestekar, müzisyen, gitarist, sunucu Erhan GÜZERYÜZ :)


Kitaptan;

İSTER İNAN; İSTER İNANMA

İnanmayacaksın belki...
Çocukken çok üzüldüğüm vakitler
melekler görürdüm ben.
O yüzden korkmam ölümden.



AŞK ACISI

Kim derse "geçer" diye
Ona geçsin bu acı.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Ne Okuyorum? BEN BİLÂL

Vakit sıkıntısından dolayı aklımdaki pek çok şeyi paylaşamıyorum. Ben de kısa da olsa yazayım dedim.

Sadece oğlumu uyuturken kitap okuma vaktim oluyor; Ya balkonda salıncakta sallarken, ya da bana yapışmış vaziyette dalmasını beklerken.

Şu an elimdeki kitap Hz. Bilal Habeşî'nin dilinden yazılmış bir roman: BEN BİLÂL, İnsan Yayınlarından.



Kitabın kapağı etkileyici, ismi de öyle... Farklı bir uslûbu var. Bildiğim şeyleri bile farklı bir şekilde yorumlamama neden oldu. yeni bakış açıları kazandırdı bana. Yarısına geldim. Tavsiye ederim.

Tek sorun ÇEVİRİ olmasından dolayı birazcık cümle bozuklukları. O da çevirinin olmazsa olmazı diyelim ve tekrar tavsiye edelim!

NOT: Kitabın yazarı şu meşhur ÇAĞRI filminin senaristi!

9 Mart 2012 Cuma

Ne Okuyorum?


Annemin tavsiyesi üzerine okumaya başladığım kitabın kapağı sanki 60-70 yıl öncesinden kalmış gibi. Kitabın arkasında 20.000 TL etiketini görünce " 20 tl olduğuna göre yeni baskı bir kitapmış yaw?" diye düşündüm. Tabi bir de bol sıfırlı mazi geldi aklıma :)

Bir otobiyografi, yaşanmış bir hayat öyküsü bizzat yaşayanın ağzından...Başta Osmanlı'ya tam bağlı bir çocuk olan Şevket Süreyya Aydemir, sonrasında tam Türk Milliyetçisi oluyor, TURAN ülküsü peşinde koşmaya başlıyor. Ben şimdi o kısımdayım. İleride Moskova'ya gidecek ve solcu olacakmış ama olsun n'palaım :). Bir devrin canlı şahidi olması açısından güzel ve akıcı bir kitap.

480 sayfa olan kitabın 120. sayfasındayım. Biraz kalınca bir kitap ama hızlı ilerliyor, tabi okuyunca :)

20 Şubat 2012 Pazartesi

Ne Okuyorum? "Kadın Nasıl Mutlu Olur?"


Nuriye Çeleğen'den "Kadın Nasıl Mutlu Olur?" u okuyorum şimdilerde.

İlk bölüm normal kitap şeklinde. İkinci bölümde ise
Türkan Şoray
Belkıs Akkale
Sezen Aksu
Adile Naşit
gibi ünlülerle yapılan röportajlar yer alıyor. Röportaj soruları şu minval üzere:

" Kadın nasıl mutlu olur?"
" Sizi neler mutlu eder?"
" Ölüm, ahiret, ibadet hakkındaki düşünceler."

Akıcı bir kitap, dili basit, hızlı ilerliyor. Tavsiye ederim.

Dikkatimi çeken bir iki noktayı paylaşıyorum:

" Neden geldik bu dünyaya ve nereye gidiyoruz diye hiç düşündünüz mü?" diye soruyor yazar. Bazıları HİÇ DÜŞÜNMEDİM diyor. Pek inanılası gelmedi bana ama... Çoğu da BUNLAR DERİN MEVZULAR, BUNLARA GİRMEYELİM diyor. Neresi derin yaw? Bunlar hayatın ta kendisi! Yaşamın birinci ve en temel sorusu. Bu sorular ve cevapları olmadan hayat neye benzer ki?

"Ahirete inanır mısınız?" diye soruyor yazar. " BUNUN CEVABI BENİM ÖZELİM, PAYLAŞAMAM." diyorlar. Haydaaa.... Sanki vücut ölçülerini sordu... Tööbe tööbe... Bu ne yaa? Hayatlarının tüm ayrıntısını kameralar önünde yaşayan insanlar nasıl birden SIR KÜPÜ oluyorlar anlamış değilim!

15 Şubat 2012 Çarşamba

Ne Okuyorum: Mavi Marmara Risalesi


"Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır?" kitabından sonra bir Bülent AKYÜREK kitabı daha okuyayım dedim. Şu meşhur İHH'nın Mavi Marmara Yardım Gemisi üzerine bir kitap. Yarısındayım. Beğendim. Tavsiye ederim.

Herkesin mizacı, tarzı farklıdır elbet. Bana hitap ediyor Bülent Akyürek'in uslübu. Sert, kesin, keskin, biraz espirili, biraz damardan kısacası harbi bir tarzı var.

Her kitapta tasvip ettiğim etmediğim görüşler çıkar genelde. Toptancı bakmam eserlere, kişilere. Şimdilik Bülent Akyürek'in benim düşünceme çok ters gelecek bir görüşüne rastlamadım. Onda kendimi bulduğum için beğendim belkide. Bizim CAFCAF'ta da yazıyor kendileri.

Bu kadar lakırdıdan sonra merak eden olursa ahan da bu da sitesi :)
http://www.bulentakyurek.org/