Bellona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bellona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2011 Salı

İnsanlığımıza Saldıran Reklamlar

Reklam Ahlakı” diye bir kavram var mı bilmiyorum ama olmalı!

Bazı reklamlardaki söylemlerden son derece rahatsız oluyorum. Reklamın amacı ürünü tanıtmak, övmek, hatta baya bir abartarak allayıp pullamaktır. Bunu normal karşılarım elbet.

Ama VAHŞİ KAPİTALİZMi benimseyen tüccarlar ve onların reklam şirketleri daha da ileriye gidiyorlar. İnsanın ruhuna saldırıyorlar! İnsan nefsinin zayıf noktalarını kamçılayarak, insanî özelliklerimiz yerine hayvânî olanı seçmemizi dayatıyorlar.

Bunu yıllardır kapitalizmin kalbi olan AMERİKA ve diğer ecnebî markaları yapıyor zaten. Onların dini imanı para zaten, o yüzden çok da garip gelmiyordu bana bu. Somutlaştırırsak eğer; PEPSİ yıllardır DAHA FAZLASINI İSTE! Diye gazlı içecekle beraber gazı da veriyor bize! İnsanlara tatmin olmamayı, her zaman daha fazlasını istemeyi, günde 3-5 litre PEPSİ içmeyi telkin ediyor.

Bir diğer örnek de LORYAL ( L'oreal) ’in meşhur sloganı ÇÜNKÜ BEN BUNA DEĞERİM! Bu sloganın benim zihnimde canlandırdığı şu. Mesela küçük bir krem alacaksın 75 – 100 TL markası da LORYAL. Ahan da o an diyorsun ki “ Benim kadar özel bir insan, tabii ki de 75 tl lil krem kullanacak! Ben buna değerim! Benim tenim çok kıymetli? Vb. vb.” Adamlar böylece 30 TL lik malı 100TL ye kakalıyor. Bir de üstüne kadıncağız her kremi kullandığında, TVde her reklamı gördüğünde iyice havaya giriyor, kendisinin çok değerli olduğu hususunda. Yani bu marka üründen ziyade PSİKOLOJİK HAL pazarlıyor bence!

Gelelim zurnanın zırt dediği deliğe! Radyoda kulağımı tırmalayan BELLONA reklamına! DAHA AZIYLA YETİNMEYENLERE! Diyor reklamda! Peki sorarım size daha azıyla yetinmek kötü bir şey de, ben mi bilmiyorum? Yoksa bunlar yeni bir İNSANLIK ANLAYIŞI mı oluşturmaya çalışıyorlar. Bir de İDARE EDEMEM diye cırlayan bir kadın vardı bu firmanın reklamlarında (İSTİKBAL)!

Radyo reklamının sonunda bir kadın “ BELLONA BENİM HAKKIM!” diyor bir de üstüne üstlük. Tam bir kocaya çemkirme cümlesi! Kadınları fitliyor resmen bu reklam! Karı- koca ve her türlü kadın- erkek ilişkisinde feminist ötesi bir tutum benimseyen ben bile bu kadarını çoook fazla buluyorum.



Bizim kültürümüzde ve dinimizde İDARE ETMEK, AZLA YETİNMEYİ BİLMEK büyük erdemlerdendir. Hatta sadece bizim dinimizde değil hemen hemen tüm dinlerde ortak paydadır bu! Çünkü insan ruhu bunu ister lakin nefsi istemez!

İnsan ruhu fakire yardım edince huzur bulur, israf ve şatafatta sıkılır, bunalır! İnsan nefsi ise harcadıkça harcamak ister. Eşyaya sahip oldukça haz duyar insan. Fakat HUZUR ve HAZ farklı kavramlardır.

BELLONA, AYAKKABI DÜNYASI gibi bu ülkenin bağrından kopmuş firmaların insan fıtratına saldıran, nefsi azgınlaştırmaya yönelik reklamları bana çok dokunuyor ve bu markalardan soğumama neden oluyor. Bu reklamlar bende ters etki yapıyor!

Gavur zaten gavurluğunun gereğini yapıyor da bizimkiler ne yapıyor? Acaba kendilerine dönüp sordular mı bu soruyu hiç? Para kazanmaksa mesele tüm yollar mübah mıdır?

Farkında olmasak da etraf EN İYİSİNİ HAKETTİĞİNİ iddia eden insanlarla dolu… Ve bu beraberinde pek çok sosyal ve ekonomik sorunu da barındırıyor ki bu ayrı bir yazı konusu.


Bülen Akyürek’in şu sözü cuk olacak buraya “ Huzur İslamda, konfor cennette!”.

Konforu “BİR de yetmez ÜÇ tane, ÜÇ de yetmez BEŞ tane…” şarkısıyla coşarak BELLONA’da arayanlara duyrulur!