gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2014 Perşembe

Örneklerle Üç Yaş Din Eğitimi :)

***

Oğlum 3 yaş 4 aylık. Din eğitimi adına bir şeyler verme isteğinde olmakla birlikte el kadar bebeye ne öğretelim diyerek fazla bir şey yapmıyoruz. Hayatın içinde İslam’ı öğrenmesini ve sevmesini amaçlıyoruz inşallah. Bir de bazı ufak tefek şeyler öğretiyoruz, söylüyoruz yeri geldikçe. İste o ufak şeylerin nasıl etkili olduğuyla ilgili bu yazı. İki yaşanmış hadise ile anlatayım:

Oğluma su içmeden önce BİSMİLLAH demesi gerektiğini öğrettik. Otomatiğe bağladı artık “ Susadım, Bismillah” diyor daha suyu vermeden . Geçen ağlıyordu konuyu değiştirip dikkatini dağıtmak için dedim ki “Eskiden bebekken sen böyle ağlayınca seni emziriyordum, sen süt içiyordun.” (Açıkçası o ağladıkça eskiden olduğu gibi emzirerek sesini kesmek geçiyor halen zaman zaman aklımdan!!!) Buna karşılık dediği şeye şok oldum “Anne süt emerken de Bismillah diyor muydum?” Tabi yaşadığım şaşkınlığı ona yansıtmayıp “O zaman çok küçüktün konuşmayı bilmiyordun ki.” dedim. Çocuğum nasıl da benimsemiş Bismillah demeyi…

İkinci hadise ise şöyle. Çeşitli zamanlarda Allah’ın ağaçları yarattığını söylemişiz oğlana. Bir gün kırda bayırdayız, çişi geldi. Ben de hem açık alanda çişini yaptırmakla beraber mahremiyet eğitimini de elden bırakmamak için sesime efekt vererek “Hemen şu kocaman ağaçların arkasına gidelim, kimse seni görmesin!” dedim. Oğlanın ağaçların altında bana dediği cümle “Anne Allah bu kocaman ağaçları bizi görmesinler diye mi yaratmış?” Ben yine şoklarda...

Evladım sen nerden hatırladın ta ne zaman dediklerimizi, ne ara kurdun bağlantıyı, nerden ulaştın sonuca? İşte böyle. Demek ki öğrettiğimiz, telkin ettiğimiz bu küçük şeyler zamanı gelince gün yüzüne çıkıyor, çocuğun beyninde gönlünde yer ediniyor.

Öyleyse ne yapıyoruz? Bebelere fazla yüklenmeden, ufaktan ufaktan dinimizi öğretiyoruz.

*** (Askerleri ve köpekleri dizmece, sonra da uyusunlar diye üstlerini örtmece)

10 Şubat 2012 Cuma

Değişimin Peşinde Koşmak 1- Fotoğraf

Zamanla beraber ne çok şey değişiyor! Eskiden 100 yılda olan değişim şimdilerde 1 yılda oluyor belki de... Gelişmeleri yakalamak için sürekli tetikte olmak gerekiyor... Bu da insanı yoruyor bazen.

Bu hızlı değişim nesiller arasında da uçuruma neden oluyor. Eskiden köydeki bir kızın anneannesi, annesi ve kendisi basmadan şalvar giyermiş, yaşla beraber ancak kumaşın rengi ve deseni değişiyordu heralde. Şimdi her altı ayda bir YENİ SEZON diye bir kavramla karşı karşıyayız.Bir sezon gözümüze çok güzel görünen renkler, modeller bir yıl içinde DEMODE oluveriyor... Vahşi kapitalizm hepimizi tüketime teşvik ediyor. Kapitalizm ve tüketim çılgınlığı konularında çok doluyum, şimdi buna girmek istemiyorum.


Bu hızlı değişimi gözler önüne seren bir örnekte sıra. Birkaç yıl önce bir fotoğrafçının reklamında gördüm bu sloganvari cümleyi " FOTOĞRAF KAĞITTA GÜZEL" . Ne demek bu şimdi? Bundan çok değil sadece 10- 15 yıl öncesine gitsek ve insanlara bu cümleyi söylesek hiç bir anlam veremezler heralde. " YA NERDE OLACAKTI? TABİİ Kİ KAĞITTA OLACAK!" diye bir de üstüne fırça atarlardı heral...

Şimdi hepimizin elinde dijital makinalar, bilmem kaç GBlik hafıza kartları da içinde, çek babam çek. Her pozu en az 10 kez çeker olduk... Nerde 36 pozluk film almalar, düşüne düşüne, hesaplıya hesaplıya fotoğraf çekmeler. Sonra acaba nasıl çıktı ki diye meraktan çatlayarak onu fotoğrafçı da çıkartmalar... Hatta bazılarının yanması, üzülmemiz...


Eskiden kimsenin gözü kapalı çıkmazdı fotoğrafta. Çünkü bilirdi ki herkes bunun TEKRARI YOKTU! Herkes adam gibi verirdi pozunu. Belki de ondandır çoook daha eski siyah beyaz fotoğraflarda insanların hazır olda durması. Tüm ömürde çekinilen toplam 3-4 fotoğraf belki de... O yüzden çok kıymetli, değerli, ciddiyetli, hazır ollu!

Birşey çoğaldıkça değeri de aynı oranda azalır. Bu hayatın genel kurallarından... Artık bilgisayarlarımız binlerce fotoğrafla dolu... Hele bebeklerimizin her anı belgeli!


Ben yılda birkaç kez, bilgisayardaki fotoğrafları gözden geçeirip, seçtiklerimi bastırıyorum. Sanal alemden gerçek hayata çıkarıyorum onları.

Eee ne demiştik başta " FOTOĞRAF KAĞITTA GÜZEL" :)